Freeholda ortak sahiplik modelinde bir apartmandaki daireler genellikle leasehold olarak satılır; ancak tüm daire sahipleri freehold unvanını elinde bulunduran bir şirkete ortak olur. Bu yapı, her daire sahibine hem leasehold tapusunu hem de şirketteki payını temsil eden bir hisseyi verir. Örneğin dört daireli bir binada her sahibin şirkette yüzde yirmi beş payı bulunabilir.
Bu düzenlemenin en somut avantajı, daire sahiplerinin kiracı olarak değil, etkin biçimde hem kiraya veren hem de kiracı konumunda olmasıdır. Bina yönetimi, sigorta ve ortak alan bakımı gibi konularda kararlar dışarıdan bir freeholder'a bırakılmaz; şirket ortakları olarak birlikte alınır. Lease süresi de ortak onayıyla uzatılabilir, bu da uzun vadeli değer için önemli bir güvencedir.
Alım sürecinde bir conveyancer, hem leasehold sözleşmesini hem de şirket hissesinin devrine ilişkin belgeleri inceler. Alıcıların şirkete ait herhangi bir borç veya yükümlülük bulunup bulunmadığını da araştırması gerekir. Tüm ortakların yükümlülüklerine uymak için şirket ana sözleşmesini ve var olan hizmet bedeli düzenlemelerini dikkatlice okuması önerilir.
Yurt dışında yerleşik yatırımcılar için freeholda ortak sahiplik, service charge ve bina bakımı üzerinde doğrudan söz hakkı sunduğundan, uzaktan mülk yönetimini kolaylaştırabilir; ancak şirket ortaklığının doğurduğu ek hukuki yükümlülükler için bağımsız bir solicitor'a danışılması şarttır.