Leasehold düzenlemesinde alıcı, tapu senetinde belirtilen süre boyunca mülkü kullanma hakkını edinir; bu süre genellikle 99 ile 999 yıl arasında değişir. Arazi ve bina dış yapısının mülkiyeti freeholder'da kalır. Kiracı konumundaki leasehold sahibi, kira sözleşmesi (lease) çerçevesinde ground rent ve service charge gibi düzenli ödemeler yapabilir.
Kalan kira süresi mülkün değeri ve ipotek alınabilirliği açısından kritiktir. Bankalar, kalan süre belirli bir eşiğin altına düştüğünde ipotek vermekten kaçınabilir; bu eşik kurumdan kuruma farklılık gösterir. Örneğin, 70 yıl kalan bir leasehold mülke mortgage bulmak 125 yıl kalanına göre çok daha güç olabilir. Kira süresini uzatmak mümkündür; ancak bu hukuki bir süreç gerektirir ve bağımsız bir avukattan rehberlik alınmalıdır.
Leasehold mülklerde ayrıca servis ücretleri (service charge) ve yönetim şirketi kararları gibi unsurlar, mülk sahibinin kontrolünün dışında olabilir. Satın almadan önce lease belgesi dikkatlice incelenmeli; izin gerektiren değişiklikler, alt kiralama kısıtlamaları ve olası ek ücretler (major works gibi) anlaşılmalıdır. Bu inceleme conveyancing sürecinde solicitor tarafından yapılır.
Yurt dışında ikamet eden bir alıcı olarak, mülkü yönetmekte sınırlı imkânınız olacağından kalan kira süresine, service charge geçmişine ve alt kiralama kısıtlamalarına özellikle dikkat edin; bu konuları solicitor'ınızla teyit edin.